Smiley face
Smiley face
Smiley face

Dr. Osman: Öcalan’ın özgürlüğü Kürtlerin birliğini de sağlayacak 

13-11-2017 11:41:49
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün önemine değinen Kürt siyasetçi Dr. Mehmud Osman, Öcalan’ın özgürlüğü Kürt birliğine büyük bir etki yaratacağını söyledi. Osman, “Öcalan’ın özgürlüğü Kürtlerin birliğini sağlayacak. Kürtler Öcalan’ın özgürlüğü için mücadele etmesi gerekir” dedi 


 
 
QERECOX ENWER / HEWLÊR
 
 
Kürt siyasetçi Dr. Mahmud Osman, Güney Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi gelişmeleri, yaşanan sorunlar ve çözümleri, yaşanan krize ilişkin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çözüm önerileri, ulusal birlik gibi önemli konularda RojNews’in sorularını yanıtladı. 
 
Türkiye’nin Kürtleri ayırarak Irak üzerinde baskı uygulayıp, PKK ile savaşmak istediğine dikkat çeken Osman, bu tehlikeye karşı Kuzey, Güney, Rojava ve Rojhilat (Doğu Kürdistan) Kürtlerin birlik olması gerektiğinin önemine vurgu yaptı. Osman, Güney Kürdistan Bölgesi’nin yürüttüğü siyasettin Kürtlerin çıkarlarına karşı olduğunu, ancak Güney Kürdistan Bölgesi zor duruma düştüğünde PKK yardıma koştuğunu belirti. 
 
Osman, "Kürdistan Bölgesi askeri alanda yetersiz kaldığında PKK güçleri yardıma koşuyor. Kerkük’te PKK’nin yardım ettiğini ve halkı koruduğunu gördük. Ancak Güney Kürdistan Bölgesi’nde egemen güçler Güney ve Rojava sınırını kapatmış durumda. Bu tutum Kürtlerin düşmanlarını sevindiriyor" dedi. 

*Kürt bir siyasetçi olarak Güney Kürdistan Bölgesi’ndeki son surumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Güney Kürdistan Bölgesi’nin durumu şimdi çok kötü. Türkiye, İran ve Irak Kürt sorunun çözümünden yana değildir. Her dönemde çözüme karşı çıktıkları gibi, ülkeler bölgeyi bombardımana tutuyor. Bu devletler Kürtlere saldırmak, gücünü zayıflatmak için bahaneler arıyor. Referandumu da bahane olarak kullandılar. Yapılan referandum onlar için bir fırsattı ve bunu Kürtlere saldırmak için kullandılar
Birçok devlet de Güney Kürdistan’da referandumun yapılmasını istemiyordu. Ancak Irak, İran ve Türkiye Kürtlere saldırmak için kendi aralarında anlaştı. Amerika, Bağdat’a yeşil ışık yaktı. Böylece Güney Kürdistan’da kötü bir durum yaşandı. Kürtlerin durumu şimdi ortadadır. Güney Kürdistan’daki siyasi partiler bir olmazsa, ortak hareket etmezse işleri çok zor. 
 
Bağdat, Kürdistan Bölgesi ile diyalog kurmak istemiyor ve muhatap almıyor. Diyaloğun gerçekleşmesi için bazı ön şartları var ve bunların kabul edilmesini istiyor. Bunlara karşı da Kürtlerin birliğe ihtiyacı var. Güney Kürdistan’daki siyasi partilerin Kuzey, Rojava ve Rojhilat’taki Kürtlere ihtiyacı var. İran ve Türkiye’de yaşayan Kürtlerin düşmanı olduğu gibi bizim de düşmanımızdır. Bu süreçte Kürt Ulusal Kongre’nin önemi çok büyüktür. Güney Kürdistan’daki siyayi partilerin bu konuda ne kadar anlaşacağını bilmiyoruz. Çözüme dair yapılacak önerilere uymalarını umut ediyorum. 
 
*Parti siyaseti esas alan siyasi partiler bu sürecin bu aşamaya gelmesinde ne kadar etkili oldu?
 
Çok rahat bir şekilde söyleyebilirim ki sürecin buraya gelmesinin sebebi siyasi patilerdir. Şimdiye kadar bölge bu şekilde yönetilmiş, sorunlar da giderek çoğalmış. Ekonomik kriz derinleşmiş durumda. Tüm bu sorunlar halkın yöneticilere güvenini azaltmış. Siyasi partiler yaşanan sorunlar için ortak bir araştırma yapması gerekir. Kerkük için bir birlerini suçluyorlar. Ama bu durum araştırılmalı ve kimin sebep olduğu ortaya konulmalı.
 
*Kürtler tarihte çoğu kez kırılma yaşadı ve birçok kazanımını kaybetti. Sizce Kürtler ellerindeki kazanımlarını bundan sonra nasıl savunabilir? 
 
Bana göre devletin ele alınma düşüncesi yanlıştı. Referandumu her dönemde yapabilirsin. Peki halk “Bağımsızlığa evet” dedikten sonra ilan edebilir misin? Hayır yapamıyorsun. Öncelikle bölgedeki devletler sana karşı olduğu gibi düşmandır da. Ne zaman Bağdat ile anlaşılırsa bağımsızlık ilan edebilir. Ya da uluslararası bir destek olursa yapılabilir. 
 
Şimdi elimizde olan kazanımlarımızı savunmalıyız. Bağdat ile konuşup sorunları çözmeliyiz. Tüm dünya “Bağdat ile görüşün” diyor. Şimdi Bağdat daha sert yaklaşıyor. Ama referandumdan önceki tavrı bu değildi. Güney Kürdistan parlamentosu ve siyasi patilerin Bağdat’a yaptığı tüm öneriler, Bağdat için iyidir. Umut ediyorum ki diyalog olsun, sorunlara çözüm bulsun. İran ve Türkiye Bağdat’a büyük baskı yapıyor. Amerika da onlara öncülük ediyor. Yine de kazanımlarını sonuna kadar savunması gerekir. Çözüm yolu da tüm Kürtlerin birliğinden geçtiğine inanıyorum. 
 
* Hewlêr ve Bağdat arasındaki belirsizlik nereye sürecek ya da çözüme kavuşacak mı? 
 
Hewlêr ile Bağdat arasındaki durumun böyle devam etmeyeceğini umut ediyorum. Ancak bunun süreceğine dair birkaç sebep var. Birincisi İran ve Türkiye, Bağdat’a çok destek veriyor. Bunlar böyle yaptıkça bu durum devam edecek ve Bağdat daha fazla baskı uygulayacak. İkincisi ABD ve İngiltere Ebadi hükümeti için yeşil ışık yakmış. Bu destekler azalırsa Ebadi hükümeti de Güney Kürdistan’a daha fazla yaklaşacak ve çözüme dair adımlar atacak. Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK), Kürdistan Demokrat Partisi (KDP), Goran Hareketi ve diğer partilerin birlikte hareket etmesi gerekir. O zaman Bağdat daha rahat adım atacak.
 
* Anayasadaki 140’ıncı madde kapsamındaki tüm yerler, Güney Kürdistan’ın elinden çıktı. Güney Kürdistan 2003’ten sonra 140’ıncı madde için neden bir şey yapmadı?
 
140’ıncı madde için tartışmalar yapıldı. Tartışmalı bölgelerin bölgelerde halkın karar vermesi ve Güney Kürdistan bölgesine katılması için.  Ancak bunu Bağdat istemiyor. Ne Maliki, ne de Ebadi istemedi. Şimdi de Bağdat, o yerlerde ortak yönetim olmasın diyor. Bu konuda Kürtler fazla ileriye gitmiş değil. Kürtler, Irak’tan izin alma konusunda ciddiydi. Çünkü Kürt yöneticilerin çoğu Bağdat’taydı. Ancak daha sonra 140’ıncı maddenin uygulanması konusunda Bağdat’ı önemsemedi. Daha çok İran ve Türkiye ile ilgilendi. Doğru söylemek gerekir ki Bağdat’a karşı çok büyük yanlışlarımız oldu. Bu konuda çoğu kez konuştum. O zamanda siyasi partiler de birlik değildi. 
 
* PKK’nin 40’ıncı yıldönümü nedeniyle bütün Kürdistan için mücadele edileceği mesajını verdi. Ayrıca Güney Kürdistan’da yaşanan krizler için de çözüm yolu sundu. Sizce sunulan bu çözüm önerileri uygulansaydı bölge bu duruma gelir miydi?
 
Öncelikle PKK’yi 40’ıncı yıldönümü nedeniyle kutluyorum.  PKK ulusal bir partidir ve ulusu için çalışıyor. Bu anlamda, Kürdistan’ın her dört parçasında rolünü üstleniyor. Daha çok Kuzey Kürdistan için mücadele ediyor. Türkiye’nin Kuzey’de yürüttüğü bu siyaseti şiddetle kınıyorum. Bu yüzden de Türkiye’yi terörist siyaset yürüten bir devlet olarak adlandırıyorum. Onlar da bize ”terörist” diyor. Ama biz terörist değiliz. Rojava ve Güney'de de aynı uygulamaları var. Bu referandumla net bir biçimde açığa çıktı. PKK’nin başarılı olmasını diliyorum ve daha önce de söylediğim gibi, ulusal bir çerçevemiz olmalı.
 
 
Eğer ulus olarak çalışıp birbirimizi desteklemezsek, diğer türlü kimse bizi ciddiye almayacaktır. Kimse bizim için “şu parçanın Kürdü” demiyor, hepimiz için Kürt diyor. Bu yüzden de ulusal projelerin tamamını ve PKK’nin sunduğu projeleri olumlu buluyorum. Kürdistan’ın parçaları arasında dayanışma olmasını diliyorum. Özellikle PKK ve KDP arasında sorun oluşmamalı ve birbirilerine karşı durmamalılar. Çünkü birileri, Türkiye’nin kendilerini destekleyeceğini düşünüyordu, ancak sonucu hepimiz gördük. 
 
*PKK ulusal birlik için birçok kez çağrıda bulundu. Sizce ulusal birlik, Güney Kürdistan’da yaşanan sorunlar için çözüm olur mu?
 
Ulusal birlik Güney Kürdistan’da yalnızca yaşanan krizlerin çözümü için çok önemlidir. Güney Kürdistan’da DAİŞ’in terörist saldırıları yaşandığı zaman Kuzey, Rojhilat, Rojava Kürtleri buradaydılar. Bu da ulusal bir birlikteliğin olduğunun göstergesidir. Bizler Bağdat ile diyalog kurup anlaşma yaparsak da Kuzey, Rojhilat ve Rojava Kürtleri bizi destekleyecektir. Bunun olumlu ve büyük bir etkisi ve gücü olacaktır. Ancak Kürdistan’ın parçaları birbirine destek olmayıp karşıtlık içerisinde olursa, hepsi de ayrı ayrı zayıf olur.
 
* Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için Kürtlerin ne yapması gerekiyor?
 
Abdullah Öcalan’ı çok uzun bir süredir tanıyorum.Suriye ve Lübnan’da kendisiyle birkaç kez görüştüm. Çok yazık ki, Öcalan 19 yıldır zindanda. Tek suçu ise halkı için çalışma yürütmesidir. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için çalışmamız gerekiyor. Öcalan’ın özgürleştirilmesi gerekiyor. Bütün uluslararası güçler, Öcalan’ın bulunduğu durum karşısında haksız bir tutum içerisinde. Bütün Kürt şahsiyetler, tek ses halinde Öcalan’ın özgürlüğü için dayanışma içerisinde olmalı. Öcalan’ın özgürlüğünün bölge için çok yararlı olacağı kanaatindeyim. Çünkü bir tek Öcalan, Türkiye’de barışı sağlayabilir. Öcalan, barışçıl fikirlere sahip bu yüzden de Kürdistan’ın her dört parçası da destek vermeli. Öcalan’ın özgürleştiği an barış için hazır olacaktır. Öcalan’ın özgür kişiliğinin varlığı, ulusal projenin başarısını da olumlu etkileyecektir. 
 
* Rojava deneyimi Kuzey için de örnek olabilir mi?
 
Rojava ile ilgili iki notum var. Birincisi sırtını tamamen Amerika’ya dayaması doğru olmaz. Çünkü Amerika’nın Kürtleri çok da desteklediği bir siyaseti yok. Bir süre yanlarında bulunuyor daha sonra da terk ediyor. Bu konuda dikkatli olunması gerekiyor. İkincisi de Rojava’nın bütünlük içerisinde olmasını diliyorum. KDP ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS) Güney Kürdistan’da yaşanan sorunlarla karşılaşılmaması için beraber çalışması gerekir. Diğer yandan yapılan bu kanton seçimleri ve deneyimlerini olumlu buluyorum. Ancak birbirileriyle dayanışma içerisinde olmalılar. Çünkü Bağdat ve Ankara, Rojava’da oluşan bu hattı kırmak ve Habur’a ulaşarak Başûr ve Rojava Kürtlerini birbirinden ayırmak istiyor. 
 
Türkiye Kürtleri ayırmak istiyor, Irak’ta Türkiye’nin PKK ile savaşını üstlenmeye söz vermiş. Bana göre Bakur, Başur, Rojava ve Rojhilat Kürdistan’ında yaşayan bütün Kürtler bu durumu birlik için sebep olarak görmeli ve dayanışma içinde olmalılar. Erdoğan’a bakın; Kürdistan’ın her dört parçasına karşı faşist bir siyaset yürütüyor. Bu yüzden de Güney Kürdistan’ın Rojava deneyiminden yararlanması gerekmektedir. Rojava ile Güney arasındaki sınırın açık olması gerekiyor. Böyle bir süreçte sınırların kapalı olması da yanlıştır, halka zarar veriyor. 
 
Güney Kürdistan’da askeri endişeler oluştuğunda PKK gücünü buraya getiriyor ve Güney halkını savunuyor. Kerkük’te de bu savunmayı gördük. Ancak Güney Kürdistan iktidarı Rojava sınırlarını kapatmış. Bu durum düşmanın elini ne kadar güçlendiriyor ve Kürt halk düşmanlarını Kürdistan topraklarında ne kadar güçlendiriyor? Bu hesaplanmalı. Sınırların kapatılması siyasi anlaşmazlıklar sonucunda yaşandı, Türkiye’nin bunda etkisi vardı. Bu bölgede iktidar olan KDP, Türkiye’nin dost olduğu ve kendilerini destekleyeceği beklentisindeydi. Ancak Türkiye’nin ne olduğu ve İran’dan da beter olduğu ortaya çıktı.
 
(ll-ao/eç)
 

 
İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : rojnewstr@gmail.com
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin