Smiley face
Smiley face
Smiley face

Özgürlük yolunda direniş yürüyüşü…

25-05-2018 11:21:42
Şehîd Rûstem Cûdî Mülteci Kampı (Mexmur) sakinleri, yıllar boyunca katliam saldırılarına maruz kaldı. Türk devleti iş birlikçileri ile birlikte, her an her yerde saldırmak için fırsat kolladı. Halk, bu uzun ve zorlu direniş yürüyüşü sürecinde artlarında onlarca kamp bıraktı ve günümüze ulaşabildi.


 
MEXMUR/ RONEWS
 
Hewlêr’e 50 kilometre, Musul’a da 75 kilometre uzakta olan Mexmur Kampı’nın hikayesi 24 yıl öncesine dayanıyor. 1993 yılında Kürt Özgürlük Hareketi karşısında büyük kayıplar veren Türk devleti, yönünü sivil halka çevirdi. Saldırılarda binlerce kişi katledildi, binlerce köy yakılıp boşaltıldı, milyonlarca kişi zorla göç ettirildi.
 
Halk Türkiye’nin saldırıları karşısında yönünü Başûr’a çevirdiler
 
Türk devletinin Botan ve Behdinan halkına dönük çok kirli saldırıları oldu. Türk askerleri özellikle Şirnex ve Colemêrg köyleri halkına saldırdı ve yurttaşları koruculuğa zorladı. Bu faşizan saldırılar karşısında binlerce yurttaş devletin dayatmalarını kabul etmeyerek, yönlerini Başûrê Kürdistan’a çevirdi.
 
7’den 70’e tüm köylüler her şeyi artlarında bırakıp, sonbahar ve kış demeden, dağ ve bayırları aşıp zorlu bir yürüyüşün ardından Başûrê Kürdistan’a ulaştı. Yollarda soğuk, açlık, susuzluk nedeniyle onlarca çocuk, kadın ve yaşlı yaşamını yitirdi. Köylülerin bir kısmı Dihok’un Zaxo ilçesine yerleşti. Bir kısmı da Heftanin’e bağlı Şeraniş ve Bihêrê bölgelerine yerleşti. Tüm köylüler dışarıda soğukta yaşama mücadelesi verdi.
 
Türkiye’nin saldırıları burada da sürdü
 
 
Başûrê Kürdistan’a yerleşen on binlerce yurttaş yerleşme sorununa çözüm bulmak için çabalarken, diğer yandan da yaşamsal ihtiyaçlarını karşılama arayışına girdi. Bu şartlarda da birçok çocuk, kadın ve yaşlı yurttaş yaşamını yitirdi, hastalandı. Bu zorlukların üstüne Türk devleti mültecilere bir kez daha saldırdı. Türk ordusu, KDP’nin iş birliği ile, Zaxo’ya yerleşen mültecilere saldırarak, onları bölgeden çıkartmak istedi. Saldırılarda birçok kişi katledilirken, çaresiz kalan mülteciler Bihêrê ve Şeraniş bölgelerine geçti. Savunmasız kalan mülteciler bu kez de Türk devletinin hava saldırılarıyla yüz yüze kaldı. Türk devletinin hava saldırılarına maruz kalan birçok mülteci katledildi. Büyük maddi hasarlar oluştu.
 
Üçüncü göç
 
Yaşanan bombardımanlardan sonra mülteciler,1994 yılında her iki kamptan da çıkmak zorunda kaldı. Yurttaşlar, yürüyerek sınırdan daha uzak, daha güney bir bölgeye doğru yol aldı. 3’üncü kez göç etmek zorunda kalan mülteciler, Zaxo’nun Bêrsivê bölgesine yerleşti. Ancak bölgenin zor şartlarından dolayı burada yalnızca iki ay kalabildiler. Daha sonra kamp sorumluları, Birleşmiş Milletler (BM) temsilcileri ile güvenli bir yer bulabilmek için görüşmeler gerçekleştirdi.
 
Etruş Kampı
 
Birleşmiş Milletler, 1995 yılının başında gerçekleştirilen görüşmelerin sonucunda mültecilere yardım etmeyi kabul etti. Mülteciler bunun üzerine iki kampa yerleştirildi. Bu kamplardan birisi Geliyê Qiyametê diye bilinen Etruşa Jor diğeri de Etruşa Jêr diye adlandırılan yerlerdi. Mülteciler bu kamplarda BM’in kontrolünde yeni bir yaşam kurmak için çabaladı. Ancak Türk devleti, burada da saldırılarına devam etti.
 
Türk devleti saldırmaktan hiç vazgeçmedi
 
 
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 1995 yılında kapma ambargo uygulayarak, mültecilerin yaşamsal ihtiyaçlarının kampa ulaştırılmasına engel oldu. Aynı zamanda kampa giriş ve çıkışları yasakladı. Yine aynı yıl KDP güçleri, Türk devletinin isteği ve desteği ile her iki kampa da saldırdı. Bu saldırılarda onlarca mülteci hayatını kaybetti. Kamp, BM’nin kontrolünde olmasına rağmen bu saldırıya karşı herhangi bir tavır sergilenmedi ve tedbir alınmadı.
 
Nînova Kampı
 
Yaşanan bu saldırıların ardından, BM kampa yerleşti. Etruşa Jor kampı, Etruşa Jêr kampı ile birleştirildi. Ancak, 1997 yılında Türk devleti yine KDP ortaklığı ile Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne karşı büyük bir saldırı başlattı. Bu saldırılarda Etruş Kampı da hedef alındı. KDP, Türk devletinin isteği üzerine kampın boşaltılması için ciddi bir baskı oluşturdu. Bu saldırı ve baskıların üzerine, kamp halkı yerlerini yeniden terk etmek zorunda kaldı. Buradan Nînova’ya yönelen halk, BM’nin kontrolünde bir kamp kurdu.
 
Nehdaran Kampı
 
Ancak kamp halkı burada da rahat yüzü göremedi. 1997 yılında Türk devletinin saldırı gerçekleştireceği haberi üzerine, Nînova kampı da boşaltıldı. Kamp halkı buradan Başûrê Kürdistan ile Irak sınırında bulunan Nehdaran Kampı’na yöneldi. Burada, Irak hükümetinden, Irak sınırları içerisinde mülteciler için bir yer belirlemesi istendi. Mülteciler yaklaşık 2 ay cevap verilmesini bekledi.
 
Mexmur
 
Irak hükümeti, 1998 yılında mültecilerin talebini kabul etti ve Musul’a bağlı Mexmur ilçesinde mülteciler için bir yer belirledi. Bu kararın ardından yaklaşık 15 bin mülteci, Mexmur’a geçti. BM de bu kampı resmi olarak kabul etti ve burada temsilcilik açtı. Mülteciler burada 19 yıl boyunca yaşamlarını kurmak için çalıştı.
 
Türk devleti mültecilere daima saldırdı
 
İşgalci Türk devleti, zorla göç ettirdiği yurttaşlara saldırmak için daima fırsat kolladı. Halkı, özgürlük mücadelelerinden vazgeçirmek ve kırımdan geçirmek için her fırsatta saldırdı. Türk devleti iş birlikçileri ile birlikte, Mültecilere, yerleştikleri her bir yerde yaşamı dar etme siyasetinden hiçbir zaman vazgeçmedi. Ancak, mültecilik yaşantısının bu denli zor olmasına ve bunca katliam girişimine rağmen, bu direnişçi halk, amaçladığı yolda kararlılıkla yürümeye devam etti. Mexmur Kampı, kurduğu yönetim sistemi ile dünya halkları için bir yaşam modeli örneği oldu. Mexmur halkı bu kazanımlarını, başarı ve özgürlük yürüyüşü sayesinde elde etti.
 
(ll)
 
İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : rojnewstr@gmail.com
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin