Smiley face
Smiley face
Smiley face

Demirtaş: Temaslarımız olumlu geçiyor

23-09-2016 16:27:42
Kürdistan Bölgesi’nde yürütükleri çalışmaları değerlendiren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yaptıkları görüşmelerden şu ana kadar olumlu cevaplar aldıklarını belirtti. Türkiye’de Kürt halkına ve vekillerine karşı uygulanan devlet zoru karşısında halkı direnişe çağıran Demirtaş, hakkında çıkarılan zorla ifadeye götürülme kararına ilişkin, “Bu halkın her evladı, nerede ve nasıl direnerek bu halkın onurunu korumuşsa biz de ona layık olacağız.” dedi.




SÜLEYMANİYE / ROJNEWS 


   


Kürdistan Bölgesi’nde temaslarını sürdüren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, ajansımıza verdiği özel mülakatta siyasi partiler ile yaptığı temasları değerlendirdi. 



Ziyaretlerinin esas amacının Güney Kürdistan siyasi partileri arasında yaşanan gerilim olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu; “Başur’e Kürdistan’daki siyasi partiler arasında yaşanan gerilimin tüm Kürdistan’a olumsuz bir etkisi, yansıması var. Bu etki tansiyonun düşürülebilmesi, Kürtler arası diyalogun geliştirilmesi, belki de Kürt ulusal kongresinin önünün yeniden açılabilmesi için bir girişimde bulunma ihtiyacı hissettik. Sonuçta HDP Kürt sorunun çözümü konusunda bir proje, bir fikir sahibidir. Ama bütün sorunların birbiriyle bağlantılı olduğunun da farkındadır. Bu nedenle hem Rojava’da hem Başur’e Kürdistan’daki gelişmeler bizi doğrudan etkiliyor. Tabi buradaki siyasi partilerin içişlerine müdahale etme anlamında değil. Onların birbiriyle daha yakından diyalog kurabilmelerine yardımcı olamak, kolaylık sağlamak, yakınlaştırıcı olmak gibi bir misyon sahibi olduğumuzu düşünüyoruz. Buradaki partilerde buradaki yaklaşımımızı saygın bulduklarını, değerli bulduklarını zaten ifade ettiler.”  



Bölgede yaşanan sorunlar konusunda Kürt siyasi partilerinin birbirinden farklı düşündüğünü, bunun da doğal olduğunu, ama sorunların sonunda diyalogla çözülmesi gerektiğine dikkat çeken Demirtaş, siyasi partilerle yaptıkları görüşmelerde bu konuda tüm tarafları istekli gördüğünü belirtti. Demirtaş, temaslarının sonuçlarına ilişkin şunları söyledi; “Şu ana kadar gezimizin Hewler ayağını tamamladık. Süleymaniye ayağına da yeni başladık. Şimdiye kadar görüştüğümüz Kak Mesut, Kak Neçir, KDP, Komela, Yekgurti ve diğer siyasi partiler ve görüştüğümüz önemli şahsiyetlerin hepsinde gerçekten büyük bir istek olduğunu gördük. Büyük bir rahatsızlık var. Sorunların kaynağı çeşit çeşit. Herkesin yaklaşımları farklı. Tabi bu durum anlaşılır bir durum. Ama yeniden bir diyalogun kurulması, bir masa etrafında toplanıp sorunların doğrudan temasla çözülmesi konusunda istek gördük. Özellikle partilerin birbirine karşı kullandığı dil, üslup çok önemli. Hakaret dilinin, medya üzerinden birbirini itham etme dilinin terk edilmesi konusunda herkes hemfikir. Bu tabi ki bizi sevindirdi. Sorunların bütününün çözümü öyle kolay değil. Bir geziyle gerçekleşebilecek bir sorun da değil. Aslında bu, HDP olarak bizim işimiz de değil. Siyasi partiler sorunlarını kendi aralarında çözecekler. Biz sadece kolaylaştırmak istiyoruz. Diyalog kapılarını açacak bir çalışma yapıyoruz. 



Demirtaş, KDP Genel Başkanı Mesut Barzani’nin tutumuna ilişkin de şunları aktardı; “Ulusal birlik ve sorunların diyalogla çözümü konusunda Kak Mesut’un yaklaşımlarının olumlu olduğunu söyleyebilirim. Bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getireceğini heyetimize de ifade etti.”



Kendi sorunlarımızı çözmek için burada değiliz 



Kuzey Kürdistan’da devam eden çatışmalara ve AKP hükümetinin HDP’ye yönelik baskılarının görüşmelerde dile getirilip getirilmesiğini ilişkin Demirtaş şunları belirtti; “Türiye devleti ve AKP hükümetiyle yürüttüğümüz mücadelenin herkes farkındadır. Fakat biz ilk başta, Kürtler arasındaki ilişkiyi sağlayalım, bunun mutlaka Bakur’a da Rojava’ya da olumlu etkisi olacağı düşüncesindeyiz. Dolaylı olarak her birimizi olumlu etkileyecektir. Bu nedenle herkes kendi birliği yönünde bir çaba ortaya koyarsa, bunun bize de olumlu desteği olacaktır. Bizim kendi sorunlarımızı çözmek için burada olmadığımızı özellikle belirtmek istiyorum. Bu çalışmayı buradaki partilerin ve Bakur ve Rojava ile ilgili sorun ve sıkıntıntılarını, özellikle ittifak ve diyalog ile ilgili sorun ve sıkıntılarını çözebilmelerine sadece yardımcı olabilmek için bu çalışmayı yapıyoruz. Halkında çok önemli beklentileri var. Sadece siyasi partilerin değil, dört parça Kürdistan halkı bizim bu çalışmamızın sonuç alabilmesi, Kürtler arası tansiyonun ve gerginliğin düşürülmesini istiyor.” 



Güney Kürdistan’da çalışan veya Türkiye’de siyasi sorunlardan kaynaklı ceza almış durumda olan bazı Kuzey Kürdistanlı Kürtlerin oturumlarına el konulduğu, hatta bazılarının Türkiye iade edildiği edildiği iddialarının görüşmelerinde dile gelip gelmediğin sorusuna Demirtaş şöyle cevap verdi; “Şunu net olarak söyleyeyim. Bu konuları özellikle Kürdistan Bölgesi Başbakanı Kak Neçirvan Barzani’ye aktardık. Bu konuda kendilerinden beklenti içinde olduğumuzu da belirttik. Kendisi sağ olsun hassas davrandı, notlarını aldı ve bizzat takip edeceğini belirtti. Burada çalışan ve yaşayanların sorunlarını, hakeza Maxmur kampıyla ilgili yaşanan bazı sorun ve sıkıntıların aşılması için kendisinin bizatihi takip edeceğini belirtti.” 



Hakkında çıkarılan zorla mahkemeye götürülme kararının ilişkin de Demirtaş şunları söyledi; “Benim hakkımda 102 tane dava var. 102 davanın yargılaması bile başlı başına beni siyasetten men eder. Ben her gün birine katılsam, birine ifade versem, tutuklanmasam bile 102 davanın ifadesi, savunması, duruşmasına ömrümüz yetmez. Zaten davanın açılmış olması bir cezalandırma biçimidir. Bizi illede tutup cezaevine atması gerekmiyor.  Zaten bizi bu dava süreçleriyle meşgul ederek siyaset dışına itmeye çalışıyorlar.” 



‘Halkımız için direnmek bizim için bir şereftir’ 



Haklarında, Erdoğan’ın talimatıyla, bir tutuklama kararının bulunduğu bilgilerinin kendilerine ulaştığını belirten HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, devamla şöyle konuştu; “Halkımıza şunu söylemek istiyorum; bizimle ilgili, milletvekilleri ile ilgili herkesin içi rahat olsun. Bu halkın her bir evladı, nerede ve nasıl direnerek bu halkın onurunu korumuşsa biz de ona layık olacağız. Biat edecek, diz çökecek, tek kişi olmayacak, kimsenin ağzından da tek kelime çıkmayacak. Bu bizim görevimizdir, bizim için bir şereftir. Halkıız için direnmek bizim için bir şereftir.” 



Halk ayağa kalkmalı 



Halka da çağrı yapan Demirtaş, şunları söyledi; “Fakat halkın da vekilleri için ayağa kalkması lazım. Tutuklama olduğunda, kim olursa olsun, ismi hiç önemli değil, herkes bulunduğu yerde hiçbir çağrıya ve talimata gerek duymadan sokağa çıkmalı ve tepkisini göstermelidir. Çünkü mesele bizim kişisel meselemiz değil. Bu işin bu şekilde gitmeyeceğini Erdoğana mutlaka göstermemiz gerekiyor. Biz direneceğiz, halkımızla birlikte direneceğiz. Biz tabi halkımıza yaşatılan bu kadar zulümlerin, yakılan yıkılan evlerin, katledilen gençlerimizin, bodrumlarda infaz edilen yoldaşlarımızın hesabını mutlaka soracağız. Hukuk çerçevesinde, demokratik mücadeley çerçevesinde bunların hepsinin hesabını soracağız. İzlediniz, Başkan Apo’nun çağrısı oldu. Kendisi hazırım dedi. Projemiz var dedi. 6 ayda çözebiliriz dedi. Fakat kendisi de farkında AKP hükümeti ve Erdoğan buna yanaşmıyor, yanaşmayacak. Bu ancak bir dik duruşla, direnişle, devlete silahla, tankla, topla boyun eğdiremeyeceğini göstermekle mümkün olabilir.”



‘Anadilinde konuşamamak bizim değil, bizi bu hale getirenlerin ayıbıdır’



Demirtaş, kendisi hakkında Kürt partinin lideri ama Kürtçe bilmiyor’ diye ithamlara ilişkin de Zazaca konuşarak cevap verdi. Demirtaş, kendisinin Zaza olduğunu ve Zazaca bildiğini, annesinin, babasının ve kardeşlerinin de Zazaca konuştuklarını söyledi. Kurmanci ve Soranice’yi de anladığını, kısmen de konuşabildiğini ama siyasal değerlendirme yapmada zorlandığını belirtti. Bundan dolayı Türkçe değerlendirme yaptığını ve bunun bir ayıp olup olmadığını da kendi kendisine sorarak konuşmasına devam eden Demirtaş, kendi sorusuna şöyle cevap verdi; “Evet bir ayıptır. Ama bu benim ayıbım değil. Türk devletinin ayıbıdır. Onların asimilasyon politikalarının aybıdır. Bu kirli politika havuz medyasının kirli, psikolojik savaşının bir söylemidir. Halkımız onlara kulak vermez.” dedi. 



Demirtaş sözlerini şöyle tamamladı; “Anadilimde herşeyi konuşmayı çok isterim. Zazaca, Kurmanci, Sorani ve diğer lehçelerde. Fakat bu asimilasyon politikasıyla Kürt gençlerine kendi anadillerini unutturan politikaları eleştirmek yerine bizi ayıplamaya çalışmaları onların haysiyetsizliğidir. Bu bizim için bir eksiklik olabilir, ama bizim için bir utanç değildir. Bu onların utancıdır.” 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : rojnewstr@gmail.com
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin